Kadir gecesi, mübarek gecelerin en değerlisidir. Kadir kelimesi, “hüküm, şeref, güç, yücelik” manalarına gelir. Bu gece, değerini, Kur’an-ı Kerim’den alır. Çünkü, Kur’an-ı Kerim, Allah katından dünya semasına Kadir gecesinde bütünüyle indirilmiş, oradan da ihtiyaca göre, ayetler halinde Efendimiz’e bildirilmiştir.
Alak Suresi’nin “OKU” emriyle başlayan ilk beş ayeti, Allah’ın Resulü’ne kadir gecesinde indirilen ilk ayetlerdir.
Bu gecenin eşsizliği, tamamiyle Kur’an-ı Kerim’den kaynaklanır. Kur’an-ı Kerim, muhatabı olan insanla ilk defa o kutlu gecede buluşmuştur. Bu buluşmanın önemi, değeri, o zaman dilimini de önemli ve değerli kılmıştır. Bu sebeple, her Kadir gecesi, aynı zamanda Kur’an’la buluşma bayramımızdır. Evet, Kadir gecesi, tam manasıyla, İNSANLIĞIN KUR’AN’LA BULUŞMA BAYRAMI’dır.
Kur’an’ın yeryüzüne indirildiği bu ilk gece, mübarek gecelerin en kıymetlisi sayılmıştır. Çünkü, kıyamete kadar, bütün insanlığa maddi ve manevi bir kurtuluş reçetesi getirmiş, insanca yaşayıp mutlu olmayı öğretmiş olan Kitap, muhatabıyla bu gece buluşmuştur. Bu sebeple Kadir gecesi, GECELERİN SULTANI’dır.
Kur’an-ı Kerim’de, bu geceyi anlatan ve aynı adı taşıyan bir sure vardır. Bu surenin manası şöyledir:
“-Biz Kur’an’ı Kadir gecesi indirdik. Bilir misin, nedir Kadir gecesi? Bin aydan daha hayırlıdır Kadir gecesi. O gece, Rablerinin izniyle Ruh ve melekler, her türlü iş için iner de iner…Artık o gece, bir selamettir gider…Ta tan yeri ağarıncaya kadar…”
Duhan Suresi’nde ise, Rabbimiz bu gecenin kutsallığı üzerine yemin etmektedir:
“-Gayet açık olan ve gerçekleri açıklayan bu Kitab’a yemin olsun ki, Biz onu kutlu, mübarek bir gecede indirdik. Çünkü Biz, Hak’tan yüz çevirenleri uyarıcılarız.
O, öyle bir gecedir ki, her hikmetli iş, tarafımızdan bir emir ile o zaman yazılıp belirlenir…”
Kadir gecesi, aynı zamanda kader gecesidir. Bütün hikmetli işler, o gece karara bağlanır.
Seksen üç yıllık bir ömrün bereketi, feyzi, sevabı bir gecede kazanılabilir. Bu sebeple, Kadir gecesi, aynı zamanda kıymet gecesidir. Bu İlahi Rahmet’in coşmasından kaynaklanan bir kıymettir ve tam 1000 aydan daha kıymetlidir. Bu geceyi hakkıyla değerlendirenler, ömürlerini bereketlendirmiş ve manen uzatmış olurlar.
Kadir gecesi, Rabbimiz’in, bize değer verdiğini , yanında kadr-ü kıymetimizin çok yüksek olduğunu gösterir. Eğer böyle olmasaydı, bir gecede kullarına 1000 gecelik kazancı verir miydi?
Böyle bir cömertliğe başka nerede rastlanabilir?
Kadir gecesi, mü’mini meleklerle arkadaş eder. Çünkü, o gecede melekler, saf saf yeryüzüne inerler. Melekleşmiş mü’minler, meleklerle birlikte olmanın derin huzurunu ve mutluluğunu tadarlar.
Kadir gecesi, başka hiçbir zamanda mümkün olmayan çok büyük bir fırsat sunar mü’minlere…En büyük melek olan Cebrail de dahil olmak üzere, meleklerle arkadaş olma fırsatı verir bize…Tabii ki Kadir gecesi ortamına tamamen girmek ve melekleşmek şartiyle…
“Gecelerin Sultanı” olan Kadir gecesi, bir çok hikmetle Ramazan içinde saklı tutulmuş, tam zamanı haber verilmemiştir. Bu saklı tutuluş da bizim faydamızadır. Çünkü, Kadir gecesini ararken, bir çok gece de o niyetle değerlendirilmiş, Kadir gecesi layık olduğu şekilde karşılanmış, kısacası manevi güzellik çoğaltılmış olacaktır. Aksihalde, sadece Kadir gecesi değerlendirilir, Ramazan’ın diğer gün ve geceleri büyük ölçüde ihmal edilirdi.
Gecenin gizlenmesi, kültürümüze, “Her geceyi Kadir, her rastladığını Hızır bil” yaklaşımını kazandırmıştır.
Kadir gecesinin zamanı açıkça bidirilmemiştir ama, Efendimiz soranları kıramayarak bir takım ip uçları da vermiştir. Bu bilgilere göre, Kadir gecesi Ramazanîn son 10 gününde aranmalıdır. O günlerin içinde hangi gün diye sorulunca da, tek günlerde aramamızı söylemiştir. Alimlerimiz ise, Efendimiz’in davranışlarına bakarak, Kadir gecesinin en çok 27. Gece olduğunu söylemişlerdir.
Kadir gecesi münasebetiyle yeryüzüne inen Meleklere, dünya yetmez, dar gelir. Böyle bir şehrayine akıllı insanların katılmaması, kapılmaması mümkün mü?
Kadir gecesi, Efendimiz’in ümmetine olan derin sevgisinin de isbatıdır. Zira, daha önceki insanların çok uzun ömürlü olduklarını öğrenince, ümmetini düşündü. Ancak uzun bir ömürde yapılacak olan amelleri, kısa bir ömür içinde ümmetine nasip etsin diye, Rabbine yakardı. Yüce Allah da ona, bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesini verdi. Bin ay, 83 yıl, 4 ay demektir.
Efendimiz, bu hususta şöyle buyurur:
“-Allah, Kadir gecesini sadece ümmetime hediye etmiş, ondan önce hiçbir ümmete vermemiştir. ”
KADİR GECESİNDE NELER YAPILMALIDIR?
Kadir gecesi tam olarak bilinmediği için her ihtimale karşı, bir gün öncesi ve bir gün sonrasiyle değerlendirilmelidir. Bu gecede her ibadetin sevabı otuz bine kadar çıkar. Dolayısiyle, Kadir gecesini iyi değerlendiren bir mü’min, günahlarından tamamiyle temizlenebilir. Güzeller Güzeli şöyle buyurur:
“-Her kim, Kadir gecesini, sevabını Allah’tan umarak, ihlaslı ibadetlerle ihya ederse, geçmiş günahları affolunur.”
Kur’an’la şereflenmiş bu gecede çok Kur’an okumalı, manasını ve mesajını tefekkür edip özümsemeye çalışmalıyız.
Bu gecede duaların kabul saati vardır. Bu sebeple, hem kendimize, hem de bütün Müslümanlara çok dua ederek, o saati yakalamaya çalışmalıyız.
Bir defasında Hz. Aişe annemiz, Efendimiz’e sormuştu:
“-Ey Allah’ın Resulü! Şayet Kadir gecesine rastlarsam, nasıl dua edeyim?”
Efendimiz ona şu duayı okumasını tavsiye etti:
“-Allahümme inneke afüvvün, tuhibbü’l afve, fa’fü anni-Allah’ım sen çok affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet. ”
Bu gece iman hakikatleri üzerine okumalı, düşünmeli; zikir, fikir, Kur’an, salavat ve namaz kılmak sabaha kadar işimiz olmalıdır.
Bu gece, manevi eksiklerimizi gidermeye, ibadetlerimizi artırmaya ve ahlakımızı daha da güzelleştirmeye kesin karar verip uygulamalıyız.
Bu gecenin hakkımızda büyük nimet olması, onu hakkıyla değerlendirmemize bağlıdır. Kadir kelimesi kadr kökünden gelir. Bu manasıyla, “Kadir kıymet bilmek gerek” şeklinde dilimize de geçmiştir. Dolayısiyle, bu gecenin kadr-ü kıymetini bilenlerin, kadr-ü kıymeti bilinir.
Biz, Kadir gecesinin kıymetini bilelim ki, bizim de kadrimiz bilinsin.
Kadir gecesini değerlendirenler, Rabbimizce değerlendirileceklerdir.
Unutmayalım ki, Kadr’in kadrini bilenlerin, kadri bilinir.