ABDÜLHAMİD HAN“I ŞİKAGO“DA BULMAK
Bir aydır Amerika”dayım.Buradaki dostlara verdiğimden daha fazlasını almaktayım.Ne ibret verici şeyler yaşıyorlar,anlatıyorlar,gösteriyorlar.
Amerika”daki iç savaşlar sırasında, güney-kuzey mücadelesi yaşanmış.Bu çarpışmalar sırasında,her iki tarafın tam da ortasında kalan bir bölgenin insanları,savaşa karışmama kararı almışlar.
Savaşan taraflara da bu kararlarını elbiseleriyle göstermek istemişler;dolayısiyle de,kuzeylilerin çeketini,güneylilerin de pantolonunu giymişler.
Fakat bu tedbire rağmen savaşın dışında kalamamışlar.Onları,yukarıdan gelen kuzeyliler pantolonlarından;aşağıdan gelen güneyliler de çeketlerinden vurmuşlar.
Böylece,etrafı sarmış olan bir ateş çemberi içinde tarafsız kalınamayacağının misali olmuşlar.Ateş zaten tedbir almayan her yana sirayet eder.Ayrıca,kaliteli insana yakışan da,haklının yanında yer almaktır.Bu sebeble atalarımız, “Bitaraf olan,bertaraf olur” demişlerdir.
………………………………..
Buraya geldiğim gün basına yansıyan ilginç bir araştırma vardı.Uzun incelemeler sonunda,insanın yediklerinden çok etkilendiği anlaşılmış…”İnsan yediklerinden ibarettir” gerçeği bir kez daha isbatlanmış.Yenilen gıda maddelerinin,mizacı,huyu,karekter yapısını etkileme düzeyi araştırmacıları şaşırtmış.
Harvard Üniversitesi”nde yapılan bir başka araştırmaya gore de, Kur”an-I Kerim,en çevreci kitap seçilmiş.Tabiatı koruma bilinci vermekteki tesiri açıklanmış…
2007 yılının son ayında da,ünlü Alman dergisi Der Spiegel,Kur”an-I Kerim”i, insanları en çok etkileyen en güçlü kitap olarak kapak yapmıştı.
Basına yansıyan bu ve benzeri daha bir çok haber,Batı”nın değişmeyen temel gündeminin İslam olduğunu göstermektedir.
…………………………………….
Yılbaşı haberleri içinde en çok ilgi çekenlerden biri de,Newyork metrosunda dayak yiyen Yahudi idi.Kendisine “Mutlu Kristmastlar” diyerek,Hıristiyan bayramını kutlayan bir gruba, “Mutlu Hanukalar” diye cevap vermiş.Yani, aynı günlere gelen Yahudi bayramını hatırlatmış.
Bu cevap üzerine,Yahudi delikanlının üzerine yürümüşler,yüzünü gözünü dağıtmışlar.Orada bulunan çok sayıdaki Hıristiyan ve Yahudi, saldırganlara hiç bir müdahelede bulunmamış.Ancak bir genç, kendisini de tehlikeye atarak,Yahudi”nin yanında yerini almış ve onu korumaya çalışmış.
Yahudi genç,heyecan içinde anlatıyor:
“-Onca Hıristiyan ve Yahudi varken,hiç birinden çıt çıkmadı da, beni sadece bir Müslüman savundu.O da olmasaydı, o saldırganların elinden sağ çıkmam zordu.”
Yahudi genç için kendisini tehlikeye atan Bangladeşli Hasan ise,yaptığının gayet normal olduğunu,açıkça yapılan bir zorbalığa karşı, asla sessiz kalamayacağını söylemiştir.
………………………………………………….
Bütün büyük ve ünlü Amerikan üniversitelerinin merkezlerinde kiliseler var.Her mezhep ve inanıştan çeşit çeşit kilise,talebe yurtlariyle,kütüphaneleriyle öğrencileri bekliyor.Bir ara gezdiğim İllinois Üniversitesi kampüsü içinde,15 kadar büyük kilise saydım.
O kampüsün bir köşesinde de,Amerika“da açılan ilk üniversite camii var.Biz de Kurban Bayramı namazımızı bu camide kıldık.Mısırlı İmam,Bangladeşli yönetici,Sudanlı,Habeşistanlı,Pakistanlı,Ganalı,Hindistanlı,Arabistanlı ve Türkiyeli Müslümanlar,kadın,erkek,çocuk,ailecek camide idiler.
Bangladeşli yönetici,iki torba bozuk para getirdi ve onları cemaate göstererek dedi ki:
“-Arzu eden arkadaşlar, tüm para karşılığı bu bozukluklardan alıp çocuklara bayram harçlığı olarak verebilirler.Ancak,“Bayramınız mübarek olsun“demeyen çocuklar, harçlığı hak edemeyeceklerini bilmeliler.“
Namaz biter bitmez,camideki çocukların kendilerine öğretildiği üzere,“Iyd mübarek“ diye bağrışarak büyüklerin ellerine yapışması,eminim herkese bayramı biraz daha hissetirdi.
Ülkemden on bin kilometre uzaktaki bu camide yaşadıklarım,gurbeti sılalaştıran çok duygulu manzaralardı...
........................................
Şikago“da ,Sultan Abdülhamid Han hatırası bir camide namaz kılmak ise,bizi hem şaşırttı,hem de heyecanlandırdı.O veli Padişah,kendisine baş vuran Şikago“daki Müslümanların cami isteklerine olumlu cevap vermiş ve gerekli parayı hemen göndermiş... Caminin arsası alınmış.Ancak öğrenemediğimiz sebeblerden dolayı inşaat başlatılamamış...Aradan yıllar geçmiş ve cami için alınan arsa da zamanla sahipsiz kaldığı için bir başka amaçla kullanılmış.
70“li yılların ortalarına gelindiğinde,Dünya Ağır sıklet boks şampiyonu Muhammed Ali,bu konu ile ilgilenmiş.Bazı Müslümanların da desteğiyle,cami arsasına mahkeme karariyle el koymuş.
Bu işgal edilmiş arsaya karşılık,cami için başka bir yer teklif edilmiş.İşte şimdi,Şikago“da Mescid“ül Fatır adiyle faaliyette olan cami,buraya inşa edilmiş.
...................................................
Bazı Amerikan üniversitelerinde çok ilginç tavsiyelere rastladım.Bunlardan bazıları çok hoşuma gitti.Mesela bir rektör, öğrencilerine selamlaşmayı ve hal hatır sormayı tavsiye ediyor.“Eğer böyle yaparsanız,mutluluğunuz ve okul başarınız artacaktır.Araştırmalarımız bunu gösteriyor“ diyor.
Amerikalı anne babaların bir başka adeti de,eğitimci olarak çok dikkatimi çekti...Arabalarının arkasına,Türkiye“dekilerden farklı olarak, çocuklarının bir başarısını ve onlarla iftihar ettikleri ifade eden cümleler yazıyorlar.
Mesela,“Benim oğlum sınıfının birincisi oldu;onunla övünüyorum“...
“Oğlumu,okul koşusunda kimse geçemedi;o ailemizin şerefidir “...
„Kızım Harvard“da okuyacak;onunla gurur duyuyoruz“ ...Bu ve benzeri cümleler, arabaların arkasında sıklıkla görülebiliyor.
......................................................................
Abd üniversiteleri, on binlerce uzmanıyla sürekli araştırıyor.Bu araştırmalar, sabah erken kalkmanın faydalarından tutunuz da,evliliğin daha çok kadınlara yaradığına,kaynanalarını sevenlerin daha uzun ömürlü olduklarına kadar bir çok ilginç konuyu kapsıyor.
Ancak bu tür araştırma sonuçlarına baktığımızda,bir çoğunun zaten bizim kültürümüzde bulunduğunu ibretle görmekteyiz.